Nerik: Vezirköprü'deki Hitit Kutsal Kenti
Görsel: Alan C. Bonnici / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
Samsun'un Vezirköprü ilçesindeki Oymaağaç Höyüğü'nde yer alan Nerik, Hititlerin en kuzeydeki kutsal kentiydi. Fırtına tanrısı Teşup'a adanmış bu antik kent, kazılarıyla tarihe ışık tutuyor.
Samsun'un Vezirköprü ilçesinin yaklaşık 7 kilometre kuzeybatısında, Oymaağaç Höyüğü'nde yükselen Nerik, Anadolu'nun en eski uygarlıklarından Hattiler tarafından kurulmuş bir kenttir. Yaklaşık 3.500 yıllık geçmişiyle bu antik yerleşim, Hititlerin kutsal şehirlerinden biri olarak büyük bir önem taşımış; Hitit İmparatorluğu'nun yıkılmasının ardından ise yerleşime kapanmıştır. 2005 yılından bu yana sürdürülen kazı çalışmaları, kentin gizemini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Kazı başkanlığını Uşak Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Rainer Maria Czichon yürütüyor. Çıkarılan eserlerin bir bölümü ise Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde sergileniyor.
Hititlerin Kutsal Şehri Nerik
Nerik, Hattiler döneminde kurulmuş önemli kentlerden biriydi. Şehir, Hattilerin gökyüzü ve fırtına tanrısı Teşup'a adanmıştı ve bu nedenle kutsal kabul ediliyordu. Hititlerin Hattileri fethetmesiyle birlikte kent Hitit yönetimine geçti ve bu kutsal statüsünü korudu. Hatta eski krallık dönemine ait kanunlarda Nerik, Hattuşaş, Arinna ve Ziplanda ile birlikte vergi muafiyetine sahip dört kentten biri olarak anılıyordu. Kentte bulunan tabletler, Hitit krallarının Nerik'e gelerek Teşup'a saygı gösterdiğini, törenler düzenlediğini ve adaklar sunduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca Hitit mitolojisinin önemli hikâyelerinden İlluyanka efsanesinin geçtiği yer olarak bilinen Nerik'te kutlanan Purulliyaş şenliği, Hititlerin en önemli dini bayramları arasında yer alıyordu. Tanrı Teşup'un, Hitit hükümdarı III. Hattuşili'nin kişisel koruyucu tanrısı olduğu da kayıtlarda geçiyor.
Sınır Kenti ve Tarihi Dönüşümü
Nerik, Hititlerin en kuzeydeki şehri olarak imparatorluğun kuzey sınırını oluşturuyordu. Hitit hükümdarı II. Hantili döneminde Kaşkaların eline geçen kent, III. Hattuşili zamanında yeniden Hitit topraklarına katıldı. Ancak Hitit İmparatorluğu'nun Deniz Kavimleri'nin saldırılarıyla yıkılmasının ardından Nerik hakkında herhangi bir tarihsel kayda rastlanmıyor. Bu durum, kentin Hititlerle birlikte tarih sahnesinden silindiğini gösteriyor.
Kazılarda Ortaya Çıkan Yapılar
2005 yılında başlayan kazıların ilk dokuz yılında önemli buluntular elde edildi. Bir sur ve sur kapısı, mabet temel duvarları, bir kuyu, bir tünel, 13 toprak tablet, mühürler ve çeşitli kalıntılar keşfedildi. Mabet duvarlarının temelleri üzerinde yapılan incelemeler, yapının üst üste inşa edilmiş üç ayrı evreden oluştuğunu ve yaklaşık 2.5 metre yüksekliğinde olduğunu gösterdi. Tapınağın MÖ 13. yüzyıla tarihlenen son evresi ise 2.500 metrekarelik bir alanı kaplıyordu. Bu mabedin dışında, 2.5 metrekare genişliğinde ve 4 metre derinliğinde bir kuyu da bulundu. İlk başta su kanalı olduğu düşünülen kuyunun, dip kısmındaki sıva kalıntısı ve obsidyen bıçak parçaları nedeniyle silo olarak kullanılmış olabileceği üzerinde duruluyor. Ayrıca Roma dönemine ait olduğu sanılan bir gerecin benzerinin, Roma'dan çok önce Nerik'te kullanıldığı tahmin ediliyor.
Tünel ve Diğer Buluntular
Kazılarda ortaya çıkarılan en dikkat çekici yapılardan biri, 50 metre uzunluğunda ve 40 basamaktan oluşan bir tünel. 2013 yılında başlayan araştırmalar, tünelin duvarlarından düşen taşlar nedeniyle oluşan tehlike yüzünden durdurulmuştu. İstanbul Teknik Üniversitesi, Amasya Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi'nden uzmanların incelemesi sonrasında tünel, 2015 yılında tadil edilerek yeniden kullanılabilir hale getirildi. İlk araştırmalar, tünelin sonunda kuşatma durumlarında depo olarak kullanılmak üzere kutsal olduğu düşünülen bir içme suyu havuzunun bulunduğunu işaret ediyor.
Kazılarda ayrıca gökyüzü ve fırtına tanrısı Teşup'un sembolü olan boğa figürlü kaplar, dini törenlerde kullanılan küçük kaplar, çivi yazılı tabletler ve Roma dönemine ait olduğu düşünülen toplu mezarlar gün yüzüne çıkarıldı. Bunların yanı sıra, diğer Hitit kentlerinde örneğine rastlanmamış bronz bir alet de bulundu. Nerik'teki kazılar, Hitit uygarlığının kuzey sınırındaki bu kutsal kentin yaşamına dair önemli ipuçları sunmaya devam ediyor.
Nerik, hem Hattilerin hem de Hititlerin dini ve siyasi tarihinde derin izler bırakan bir kent olarak, Anadolu'nun zengin kültürel mirasının önemli bir parçasını oluşturuyor. Vezirköprü'nün bu kadim toprakları, her kazı sezonuyla birlikte geçmişin kapılarını aralıyor ve ziyaretçilerine eşsiz bir tarih yolculuğu vaat ediyor.
Kaynak: tr.wikipedia.org
Görsel: Alan C. Bonnici, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
THA - TürkAta Haber Ajansı